Mine Gürsoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mine Gürsoy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Haziran 2012 Pazar

Building Erenköy Açılışı!

Milena ve Mine Gürsoy bugün itibariyle Building Erenköy Mağazasında sizlerle olacak..

Çokk keyifliydik bugün, tasarımları askıda görmek sanki çocuklarımızı başka bir şehirde üniversiteye bırakmışız hissi bıraktı..(yani en azından bende öyle oldu :)) Gururlu, mutlu ve acaba nasıl olacak heyecanıyla.. :))

Sadece bizi değil, 47 tasarımcının birbirinden güzel tasarımlarını  bulabileceğiniz Building Erenköy, Erenköy Tommy ve Diesel'den hemen sağa dönen sokakta tüm modaseverlerle olacak bundan böyle..

Bekliyoruzz :)








Sevgiler,

Ays.

29 Mayıs 2012 Salı

Sevgili Haziran Ajandası

Haziran çokk mu çokk heyecanlı!

Neden mi?

Öncelikle İstanbul kendini Londra sansa da,  eminim çok yakında güneş kendini gösterecek ve sandaletlerimiz , en sevdiğimiz tiril tiril giysilerimizle sokakları çiçek bahçesine döndüreceğiz..Tenimiz hafif çikolata olacak, saçlarımız güneşten hafif sararacak ve renk renk meyvalar her yanı donatacak, günler daha iyot kokulu, daha sakızlı daha piz buinli geçecek :)
 
Ve işte bu günler de bir sürü arkadaşımız evlenecek, mezun olacağız, şirketlerimiz happy hour'lar, yaz partileri  yapacak, konserler başlayacak..Kısacası biraz süslenmek ve iltifat almak için bol bol zamanımız olacak :)

Ve biz (ben ve sevgili dostum&yazarımız Mine Gürsoy) tüm bu zamanlarda hep çevrenizde olacağız..31 Mayıs'da Limango Designer Studio'da, 3 Haziran itibariyle Building Erenköy'de, 8-10 Haziran arasında Bebek Şenliği'nde ve 15-22 Haziran Çeşme Millfest'deyiz.. Yine Haziran itibariyle koleksiyonlarımızı Modagram'da sürekli bulabileceksiniz.


Yazın gündüz tiril tiril uzun ipek elbiseler, arkadaşın düğününe ne giysem telaşında kurtaracak uçuş uçuş ipekler, retro bluzler,ipek rahat ve şık gömlekler,  hem rahat hem şık tulumlar(hele birine çok aşığım evet itiraf ediyorum :))
veeee dolabın baş tacı olacak delinene kadar dolapta kalacağına inandığım jeanler..Jeanleri hiç böyle görmemiştiniz desem :) gerisi sürpriz olsun ;)

Atölyede hepsi ve daha fazlası hummalı bir çalışmayla dikiliyor..Ben şahsen her bir parçayı çok büyük bir sevgi ve heyecanla kendim giyecekmişim de o elbiseyle beyaz atlı prensime gidecekmişim  gibi hazırlıyorum :) Her kıyafetin bir ismi var, kendine ait bir dili var.. Ben ne çokk romantik ne çok çılgın ne de çok maskülen bir kadınım..Bazı günler daha romantik, bazı günler çok iş kadını bazı günler çılgınım..Milena'da benim gibi belli bir çizgisi olan ama tek bir tarzı olmayan zeki ve mutlu olmayı bilen, pozitif kendine güvenen bir kadın :)

Geri sayım başladı, bu güzel etkinliklerde bir arada olmak ve her bir tasarımın gerçek sahibiyle tanışması için heyecanla bekliyoruz :) 

Yaz başlarken..

Görüşmek üzereee :)

Sevgiler,


Ays.

18 Nisan 2012 Çarşamba

FASHIONACT DİYOR Kİ ; ‘Bu aralar pek bir Audrey’im...’

FASHIONACT DİYOR Kİ ; ‘Bu aralar pek bir Audrey’im...’





Evet bu doğru, geçen sabah bir kalktım Audrey’im.. Kendimi Nişantaşı Tiffany’nin önünde Starbucks kahvemi yudumlarken buldum. Şaka değil hayatı eğlenceli kılmak için küçük oyunlar oynamayı seven bir kadınım.. Nitekim Audrey’i düşünerek geçen bir günün ardından şu an aynaya baktığımda bir adet kahkül görüyorum saçlarımda.. Tabi Audrey olmak o kadar kolay değil.. Deyim yerindeyse ilk önce mangal gibi bir yürek lazım...

''Eğer güzel gözlerin olsun istiyorsan,

İnsanlara iyilikle bak.

Eğer saçların güzel olsun istiyorsan,

Bırak çocuklar ellerini geçirsin saçlarından.

İnce bir bedense isteğin,
ekmeğini açlarla bölüş.

Ve güzel dudaklara sahip olmak için,

Sadece güzel sözler söyle!..''

İşte bu güzel sözler o muazzam kadına ait.. Kendimi bildim bileli hayrandım Audrey Hepburn’e .. Odamın duvarında hala kocaman bir portresi durur. Tabii hepimiz Audrey’i güzel bir film yıldızı olarak tanıyoruz. Nitekim bende öyle bilirdim taki geçen gece bir belgesel kanalında onun biyografisini izleyene kadar..


1929 yılında güzel bir Mayıs gününde dünyaya geldi Audrey.. 6 yaşındayken Nazi sempatizanı babası tarafından terkedildi ve bir daha babasını göremedi. (Kariyerinin ilerleyen dönemlerinde bunu hayatının en trajik olayı olarak anlatacaktı. ) Birinci Dünya Savaşı döneminde çocukluğunun bir dönemi ayakkabısının içinde Nazi’lere karşı savaşan Hollandalı askerlere gizli askeri mesajlar taşıyarak geçmişti.. Tüm bunlar olurken Audrey 12 yaşındaydı.. Savaş döneminde bir çok sevdiği gözlerinin önünde öldürüldü hatta kendiside açlıktan ölecek hale geldi ve çok ağır hastalıklar geçirdi...  
 
22 Yaşında çok ünlü bir film yıldızı olduğunda bir çok trajediyi arkasında bırakmış bir kadındı artık.. 1994 yılında kolon kanseri nedeniyle bu büyük star gözlerini hayata kapadı...
Yazarken hala inanamıyorum nasıl inanılmaz bir hayat ...? Savaş alanlarında ölüm ile mücadelelerden  , dünyaca ünlü bir film yıldızı olmaya kadar uzanan mucizevi bir yaşam hikayesi..
Bugün beni çok etkileyen bu güzel kadını birazda olsa anmak istedim.. Sizlere de önerim hemen kendinize bir Audrey hediye edin.. İnci bir kolye, bir film, belkide kocaman Audrey stili bir güneş gözlüğü.. Seçim size ait, ben tercihimi kahkülden yana kullandım ama filmleri çoktan almıştım ;)..
Herkese Audrey tadında bir gün diliyorum...

FASHIONACT / Mine Gürsoy

16 Nisan 2012 Pazartesi

Fashion Act

 
Bundan sonra yazılarımla Moda Vitrinindeyim. FashionAct köşemizle sizleri her hafta modadan sanata, günlük hayattan , tutkularımıza uzanan güzel bir yolculuğa çıkaracağız. Cilt bakımıda yapacağız Vera Wang’ide konuşacağız. Kısacası podyumlardan tutunda , köşedeki büfenin tostlarına kadar moda olan herşeyi paylaşacağız ..

FashionAct diyor ki; Çıldırmış Bu Ofisler ...

Pazartesi yeniden geldi çattı. Evrensel kara listede başı çeken Pazartesi Sendromunu hepimiz bir başka köşede yaşarken, bu hastalığa hala çare bulunamadı. Peki ne yapmalı ? 
Etrafınızda kendinizi yansıtacak bir obje veya bir resim bulundurmak en güzel kaçış yöntemi, sevdiklerinizle çok mutlu olduğunuz güne ait bir resim hiç ummadığınız anlarda sizin için en güzel kaçamak haline gelebilir.
Ama bana sorarsanız monoton iş hayatını şıklaştırmanın en güzel yolu bu aralar Post-it ve Skotch markalarının ortak çalışmaları sonucu ortaya çıkan yenilikçi ofis tasarımlarından birer tane edinmekten geçiyor. Belki podyumlarda değil ama masalarımızda son dönemlerde fazlasıyla boy gösteriyorlar. Bu güzel tasarımlarla hala tanışmadıysanız, tanıştırması bizden alması sizden  ...
İşte bu güzel tasarımlardan bazıları..




Eğer sizde ‘ Çıldırmış bu ofisler ‘ diyorsanız oldukça uygun fiyata ofis store’lardan ve web üzerinden satın alabileceğiniz bu tasarımlardan en kısa zamanda birer tane edinmenizi tavsiye ediyorum.. 

FashionAct / Mine Gürsoy

Milena ve Mine Gürsoy Limango'da son gün!

Yaza yaklaşırken çok az sayıda üretilen bu özel tasarımlar Limango Designers Studio'da Milena ve Mine Gürsoy'da! Kaçırmayın!




















12 Nisan 2012 Perşembe

%100 ipek elbise :Milena
%100 Pamuk yelek :Mine Gürsoy

11 Nisan 2012 Çarşamba

Çokk teşekkürler İMA!

Herşeye yeniden başlamaya karar verdiğimde, karar verdiğim bir diğer önemli konu işi doğru yerde öğrenmekti.

O zamana dek zaten üniversite okumuştum, MBA yapmıştım ve tahmin edersiniz artık okumak konusunda gayet  deneyimliydim :)

Bunun için şu an İstanbul'da olan bütün moda okullarını gezdim, eğitimleriyle ilgili fikir aldım..

İçime en çok sinen evet burda ihtiyacım olan vizyonu katabilirim kendime dediğim yerse İstanbul Moda Akademisi(İMA)  oldu. 

Gerçekten de benimle aynı hayale yürüyen arkadaşlarım oldu, bazılarıyla çok yakın dost olduk hatta daha öteye gittik birlikte hayallerimizi gerçekleştirdik..

İşin mutfağında gerçekten çok değerli hocalardan ders aldık. FITNY'dan mezun olan hocalarımız oldu, NY'da uzun iş tecrübeleri olan hocalarımız oldu,  sanki FIT'deymişiz gibi aynı disiplinde öğrendik birçok şeyi..
Bunlar için bile ne kadar teşekkür etsem az..


Bu hafta biliyorsunuz Limango Designer Studio'dayız sevgili dostum Mine'yle.. Bu hafta sevgili okulumuz İMA'nın bize olan desteği çokkk çokkk değerli ve gerçekten çokk mutlu etti..

Çokk teşekkürler İMA! Öğrencilerine kattığın herşey için! :)





 Mine Gürsoy dikkatle kalıp çıkartıyor.. :)
 Ben okulun merdivenlerinde avarelik yapıyorum :)
 Selçuk Hoca önce keçe yapmayı sonra ipekle keçeyi birleştirmeyi gösteriyor..
 Arada geziyoruz tabii :)
 Selçuk Hoca elinizi keçeye sokun bakim deyip hepimizi çalıştırıyor..İyi ki :)
 Bahar Hoca'nın Burgaz Adasındaki efsane evi..Rose şarap, Bahar hocanın konukseverliği, fonda Fado müzikleri..Bu eve gelmeden adayı biliyorum demeyin :)
 Gökçe final ödevini hazırlıyor..Ki su an o tasarımın taytını ben bayılarak giyiyorum :)
Mine drapaj dersinde..Her zamanki gibi çokk pozitif ve eğlenceli :) Bu sakin pozu :))