27 Ağustos 2010 Cuma

İstanbul Fashion Week-Arzu Kaprol

İstanbul bir moda başkentiyse eğer Arzu Kaprol bu başkentin kraliçesidir benim için..

If Istanbul is a fashion capital Arzu Kaprol is the queen of this capital for me ..

Gerek bir modacı olarak duruşuyla gerekse çıkardığı kaliteli ve güzel işlerle onun yeri apayrıdır..
Whether her position as a fashion designer and also her quality and beautiful works make her different for me rather then the other..
Bu akşam onun sadece benim değil bütün modaseverlerin kraliçesi olduğunu yaşanan izdihamdan bir kez daha anladım..

Tonight i understood she is the queen of the fashioners once more because of the crowd.. 

Organizasyonun maalesef bu kadar sıkıntılı olması yüzünden defile girişinde büyük bir izdiham yaşandı ama bu yine de tasarımların güzelliğini gölgeleyemedi..

There was a real crowd at the entrance of the catwalk because the lack of the organization but this could not shadow the beauty of the designs..

Arzu Kaprol, Re-fine adını taşıyan koleksiyonunda, Güney Etiyopya'da Omo Nehri kıyısında yaşayan Mursi Kabilesi'nin geleneksel vücut boyamalarından ve Brig Laugier'in "Scultures de Livres"  adlı eserindeki katlama detaylarından esinlenmiş..

Arzu Kaprol gave the name "Re-fine" to her collection and inspired from the Mursi tribes body colorings  living near the Omo River in South Ethiopia and Brig Laugiers "Scultures de Livres" novel..


Arzu Kaprol


Defile karmaşası..Önümde duran bu bayan, pullu payetli elbise altına giydiği parmak arası deniz terlikleriyle görülmeye değerdi..
Catwalk confusion.. The lady infront of me with her slippers under her dress was really extraordinary..

Biz ne giydik?
What did we wear?

Selin

İstanbul Fashion Week 2. gün-Mehtap Elaidi


Mehtap Elaidi bu sene 10. yılını kutluyor ve bu nedenle biraz da geçmişin geleceğe referans yaratması düşüncesi üzerinden 2011 spring/summer koleksiyonunda tamamlanmamış bütünlük, devamlılık, muallak sürprizler gibi unsurların detaylara yansımasıyla farklı kupların bir arada kullanıldığı, blok renklerin içice geçtiği silüetler kullanmış.

Mehtap Elaidi is celebrating her 10th year and because of this to reference her past designs, she designed her 2011 spring/summer collection not finished, completeness, continuity, suspended suprises to effect the details of the siluets to make block colors one withtin the other..

Benim şahsi fikrim, tasarımlar güzel evet ama bir moda haftası için biraz daha gösterişli olabilirdi..Mutlaka çok düşünülmüştür üstünde bu konsept yaratılırken, bundan hiç şüphem yok ama gerçek şu ki bende waaooww etkisi yaratmadı..

My personal opinion, designs are beautiful but for a fashion week it would be much more imposing.. For sure they thought about too much to create this concept, i don't have any doubt about it but the reality is the designs didn't give me a "woowwwwwwww" impression..

Defileden fotoğraflar..
Photos from the catwalk..


26 Ağustos 2010 Perşembe

İstanbul Fashion Week 2. Gün-Simay Bülbül

Bugün inanılmaz yoğun ve bir o kadar da doyurucu bir gündü..

Günün  İstanbul Fashion Week kısmında ise katılabildiğim ilk defile Simay Bülbül'e ait.. "Attarti Ana" ismnini taşıyan koleksiyonu için Simay Bülbül, gerçekten çok başılı bir çalışma yürütmüş..

Davetiyesinden, defileyi izlemeye gelen konuklara verilen hediyeye, defile müziğine, basın bültenine kadar tasarımlar dışında yürütülen süreç titizlikle düşünülmüş ve uygulanmış..Tasarımların güzelliği bir yana bu özen için de ayrıca bir alkışı hak ettiğini düşünüyorum Simay Bülbül'ün..

"Quoddam ubiquae, Quoddam semper, Quoddam ab omnibus, creditum est!" yani "Sihir her yerde, bütün dünyada.Bu bilinen bir gerçek, her zaman!" Koleksiyonun temasını oluşturan bu sözlerle, Simay Bülbül,  her şeyi gören, bilen; aydınlığın ve karanlığın, iyinin ve kötünün, zevkin ve acının ötesinde bir büyücü..O'nun gördükleri görünmeyen dünyada.Sadece büyü yapan değil, dönüşümü sağlayan kadın..Zamanlasınırlı bilincimizi zamanın ötesine geçiren, bizi sınırların ötesine, sınırsıza taşıyan bir güç.Sihir içimizde. Sihir kadında diyor..

İşte koleksiyondan fotoğraflar.. bakalım siz bu tasarımlara bakarken sihri hissedebilecek misiniz?:)






25 Ağustos 2010 Çarşamba

İstanbul Fashion Days-İlk gün Günseli Türkay İzlenimleri..


Azmin sonu zaferdir :)

Ziyaretçi olarak geldiğim ve bir gün bu dünyaya kıyısından köşesinden bulaşabilir miyim acaba dediğim günleri hatırlıyorum..

Ve işte artık basın/press olarak giriyorum Fashion Week'e :)

Bugün iş yoğunluğu nedeniyle sadece Günseli Türkay'ın defilesine gidebildim..Ama olsun yine de çokk güzeldi orada olmak :)

Günseli Türkay, onu bildik bileli yenilikten korkmayan tavrıyla ilgi çekmiştir..Bu tavrını 2011 spring/summer içinde bozmadı..:)

İstanbul Fashion Week kataloğunda yazan bilgiye göre, Londra'da yaşayan Bora Akıncıtürk ile Şili'de yaşayan Lavina Yleb 5 seneyi aşkın bir zamandır internet üzerinde birlikte digital resimler yapıyorlar ve abstract hayal dünyalarını birlikte inşa ediyorlar.(çok romantik bir hayal gibi değil mi?:) ) Bunlar keşfedilmeyi bekleyen yabancı dünyalar..Günseli Türkay, bu koleksiyonda bu hayal dünyalarını kıyafet galerisini andıran koleksiyonuna taşıyor.Dramatik aksesuarlarda, normal amaçlarından farklı şekillerde kullanılmış nesneleri, rüya kıyafetleri bütünleyecek şekilde yaratıcı bir uslüpta yeniden yorumlanıyor..

Ve işte sıcağı sıcağına defileden ve fashion week'den görüntüler :)






Günseli Türkay

İMA'dan sevgili arkadaşım Gökçe :)

Ve yine İMA'dan sevgili arkadaşım Mine :)


İlk günden izlenimler bu kadar..

Yarın öğlen ki Karma defilesine yetişemeyceğim ama Simay Bülbül,Mehtap Elaidi ve Arzu Kaprol'ün haberlerini ulaştırmak için sabırsızlıkla bekliyorum :)

Sevgiyle kalın,

21 Ağustos 2010 Cumartesi

En lezzetli tasarımlar :)




Hayal gücünün ve bunu tasarıma dönüştürmenin sınırı yok gerçekten..Bu lezzetli tasarımlarda bunun en iyi kanıtlarından biri..

Bu leziz tasarımlar hem göze hem de mideye hitap ediyor..Ben bayıldım hepsine :)

İşte diğer lezzetli tasarımlar :