30 Ağustos 2010 Pazartesi

İstanbul Fashion Week'den Manzaralar

İstanbul Moda Haftası rüzgar gibi geçti, defileler bir yana moda haftasını takip eden ünlüler, davetliler ve mekanda az defileler kadar ilgi çekiciydi..

Istanbul Fashion Week is like gone with the wind. Rather then the catwalks the celebrities, guests and the place were also interesting.

Evet şu bir gerçek ki moda haftası kavramı henüz İstanbul için çok yeni ve oturmadı tam olarak, ama yine de görünen o ki doğru istikamette İstanbul :)

Yes that's a truth that fashion week concept is so new for Istanbul and not so organized yet but the fact is Istanbul is going into the true direction:)

Öncelikle gerek tarihsel dokusu gerekse genişliği ve bahçesinin kullanım alanı olarak  İTÜ Taşkışla binası moda için gerçekten çok doğru bir lokasyon.. Bu yıl tasarımcı standlarının üst kata alınması bir karısıklık yaratmış olsa da doğru değerlendirildiğinde bu bina cok guzel kullanılabilir diye düşünüyorum..

First of all whether historical texture and the wideness and the use area of the garden; ITU Taskisla building is the true location for the fashion shows.. This year there was a confusion because of the designer stands was at the up floor but if use of the building placed properly it can be evaluated better..

Ancak organizasyon konusunda bir iyileştirilmeye ihtiyaç oluduğu gözle görülür bir gerçek ne yazık ki..Özellikle Arzu Kaprol defilesinde yaşanan izdiham ve uzun bekleme süresi hem yabancı basının hem de özellikle celebrity diye tabir ettiğimiz grubun fazlasıyla negatif elektiriğini üzerine çekti..

But there is a reality that organisation issue needs a radical improvement.. Especially Arzu Kaprol catwalk; there was a real crowd and long waiting times made a negative impression on foreign press and the celebrities..

Eğer daha çok ilgi ve müşteri çekmek ve diğer moda haftalarının yanında yer almak istiyorsak daha yüksek standartlarda organizasyonlara ihtiyacımız var..

If we want more attention, to collect more customers and to be known as a fashion week, we have to increase the quality of our organizations..

Benim naçizane yorumlarımdan sonra :) bakalım kimler gelmiş geçmiş İstanbul Moda Haftası'ndan..

So after my humbly comments :) we can look at who was appearing in Istanbul Fashion Week..


                Beren Saat tüm zarifliği ve güzelliğyle Özgür Masur defilesindeydi..:)
Beren Saat was at Ozgur Masur catwalk with her beauty and elegance..:)

                 Deniz Akkaya'da Özgür Masur defilesinde izleyenler arasındaydı..
Deniz Akkaya also watched the Ozgur Masur catwalk..

"O kadın" olarak tanıdığımız Selin Demiratar..
Selin Demiratar that we know as "That Woman"..
              Arzu Kaprol defilesini sadece modayı sevdiği için izlemeye gelen Cem ve Heni :)
Cem and Heni came to Arzu Kaprol catwalk who like to watch the Fashion shows:) 







Selin :)

29 Ağustos 2010 Pazar

İstanbul Fashion Week 4. Gün-Gamze Saraçoğlu

Gamze Saraçoğlu, defilesini en heyecanla beklediğim modacılardan biridir..Belki de kariyerlerimizin çıkış noktası aynı olduğu ve kendisini çok samimi bulduğum için..

Gamze Saracoglu is one of the designer that i waited her catwalk with excitement.. Maybe because i find our career starting points so similar and find her so intimate..



Şubat ayında koleksiyonunu izlerken her bir parçaya bayılmıştım, bu koleksiyonun da ise bana göre renkler çok güzeldi özellikle nar çiçeği ama açıkçası çokk çokk heyecanlanmadım..

When i watched her collection at February i loved every piece of her collection, and the colors of this collection (especially  pomegranate flower color) was really so beautiful but the reality is i didn't get excited so much..



Gamze Saraçoğlu, "Papila" ismini verdiği koleksiyonunda "eşsizliğin simgesi" olarak tanımlanan parmak izinden ilham almış ve insanları birbirinden farklılaştıran bu "iz" koleksiyonun ana temasını oluşturmuş..

Gamze Saracoglu gave "Papila" name to her collection. This name defines finger print as "symbol of uniqueness" and she inspired from that and theme is prepared according this trace.



İşte defileden fotoğraflar..

The photos from her catwalk..





İstanbul Fashion Week 3.gün-Hatice Gökçe

Hatice Gökçe defilesiyle ilgili öncelikle şunu söylemeliyim ki kareografi süperdi, müzikler çok iyiydi, defileyi daha da heyecanlı ve başka bir yere getirdi..Mankenlerin duruşu sıralanması çok başarılıydı ve konsepte cok uygundu..

First of all i want to tell about Hatice Gokce's catwalk that choreographie was super, musics were really good and those things moved the catwalk to another point and into an excitement.. The pose of the models was really good and it fitted the concept perfectly..

Jön Türkler temasıyla yola çıkan Hatice Gökçe'nin koleksiyonu her zaman olduğu gibi başarılıydı ancak bazı parçalar erkekler tarafından ne derece benimsenebilir açıkçası emin değilim..:)

Hatice Gokce used Juveline Turks theme in her collection and it was really successful but some of the items will be hard to be worn by men, i'm not sure they would choose those kind of things:)

İşte defileden fotoğraflar..

Here are the photos from the catwalk..







28 Ağustos 2010 Cumartesi

İstanbul Fashion Week 3. gün-Özgür Masur

Özgür Masur defilesini o kadar çokk beğendim ki ne söylesem az olacak diye düşünüyorum :)

I loved Ozgur Masur's catwalk so much that words would not be enough to describe it :)

Uçuş uçuş tüller, ipek krepler, pastel ama iddialı renkler, drapeler ve cut out larla süslenmiş elbiselerle peri masallarından fırlayıp gelen bir dünya sundu Özgür Masur..

Flying tulles, silk crepes, pastel but pretentious colours, drapes and dresses with cut out looks like Ozgur Masur was showing as a fairy tale coming from another world..

Ten dökümü adını verdiği koleksiyonda, isyankar kadınların verdikleri savaş sonrası, yaşamlarında tecrübe edindikleri herşeyden sıyrılma noktasında olduklarını, doygunluk anının geldiğini ve artık kendilerine sunulmuş yaşam dışında bambaşka bir yaşam için ten dökümü zamanı geldiğini söylüyor modacı..

He gave the name "skin fall" to his collection that defines that rebellious women after their wars, trying to slip off the things that they experienced in their lifes and time of  satisfaction has arrived and they have to  "skin fall" for a new life that has presented for them..

İşte bu çok başarılı defilenin fotoğrafları..

Here are the photos of the successful catwalk..









27 Ağustos 2010 Cuma

İstanbul Fashion Week-Arzu Kaprol

İstanbul bir moda başkentiyse eğer Arzu Kaprol bu başkentin kraliçesidir benim için..

If Istanbul is a fashion capital Arzu Kaprol is the queen of this capital for me ..

Gerek bir modacı olarak duruşuyla gerekse çıkardığı kaliteli ve güzel işlerle onun yeri apayrıdır..
Whether her position as a fashion designer and also her quality and beautiful works make her different for me rather then the other..
Bu akşam onun sadece benim değil bütün modaseverlerin kraliçesi olduğunu yaşanan izdihamdan bir kez daha anladım..

Tonight i understood she is the queen of the fashioners once more because of the crowd.. 

Organizasyonun maalesef bu kadar sıkıntılı olması yüzünden defile girişinde büyük bir izdiham yaşandı ama bu yine de tasarımların güzelliğini gölgeleyemedi..

There was a real crowd at the entrance of the catwalk because the lack of the organization but this could not shadow the beauty of the designs..

Arzu Kaprol, Re-fine adını taşıyan koleksiyonunda, Güney Etiyopya'da Omo Nehri kıyısında yaşayan Mursi Kabilesi'nin geleneksel vücut boyamalarından ve Brig Laugier'in "Scultures de Livres"  adlı eserindeki katlama detaylarından esinlenmiş..

Arzu Kaprol gave the name "Re-fine" to her collection and inspired from the Mursi tribes body colorings  living near the Omo River in South Ethiopia and Brig Laugiers "Scultures de Livres" novel..


Arzu Kaprol


Defile karmaşası..Önümde duran bu bayan, pullu payetli elbise altına giydiği parmak arası deniz terlikleriyle görülmeye değerdi..
Catwalk confusion.. The lady infront of me with her slippers under her dress was really extraordinary..

Biz ne giydik?
What did we wear?

Selin

İstanbul Fashion Week 2. gün-Mehtap Elaidi


Mehtap Elaidi bu sene 10. yılını kutluyor ve bu nedenle biraz da geçmişin geleceğe referans yaratması düşüncesi üzerinden 2011 spring/summer koleksiyonunda tamamlanmamış bütünlük, devamlılık, muallak sürprizler gibi unsurların detaylara yansımasıyla farklı kupların bir arada kullanıldığı, blok renklerin içice geçtiği silüetler kullanmış.

Mehtap Elaidi is celebrating her 10th year and because of this to reference her past designs, she designed her 2011 spring/summer collection not finished, completeness, continuity, suspended suprises to effect the details of the siluets to make block colors one withtin the other..

Benim şahsi fikrim, tasarımlar güzel evet ama bir moda haftası için biraz daha gösterişli olabilirdi..Mutlaka çok düşünülmüştür üstünde bu konsept yaratılırken, bundan hiç şüphem yok ama gerçek şu ki bende waaooww etkisi yaratmadı..

My personal opinion, designs are beautiful but for a fashion week it would be much more imposing.. For sure they thought about too much to create this concept, i don't have any doubt about it but the reality is the designs didn't give me a "woowwwwwwww" impression..

Defileden fotoğraflar..
Photos from the catwalk..


26 Ağustos 2010 Perşembe

İstanbul Fashion Week 2. Gün-Simay Bülbül

Bugün inanılmaz yoğun ve bir o kadar da doyurucu bir gündü..

Günün  İstanbul Fashion Week kısmında ise katılabildiğim ilk defile Simay Bülbül'e ait.. "Attarti Ana" ismnini taşıyan koleksiyonu için Simay Bülbül, gerçekten çok başılı bir çalışma yürütmüş..

Davetiyesinden, defileyi izlemeye gelen konuklara verilen hediyeye, defile müziğine, basın bültenine kadar tasarımlar dışında yürütülen süreç titizlikle düşünülmüş ve uygulanmış..Tasarımların güzelliği bir yana bu özen için de ayrıca bir alkışı hak ettiğini düşünüyorum Simay Bülbül'ün..

"Quoddam ubiquae, Quoddam semper, Quoddam ab omnibus, creditum est!" yani "Sihir her yerde, bütün dünyada.Bu bilinen bir gerçek, her zaman!" Koleksiyonun temasını oluşturan bu sözlerle, Simay Bülbül,  her şeyi gören, bilen; aydınlığın ve karanlığın, iyinin ve kötünün, zevkin ve acının ötesinde bir büyücü..O'nun gördükleri görünmeyen dünyada.Sadece büyü yapan değil, dönüşümü sağlayan kadın..Zamanlasınırlı bilincimizi zamanın ötesine geçiren, bizi sınırların ötesine, sınırsıza taşıyan bir güç.Sihir içimizde. Sihir kadında diyor..

İşte koleksiyondan fotoğraflar.. bakalım siz bu tasarımlara bakarken sihri hissedebilecek misiniz?:)